İnsan neden alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemez?!?!
Az evvel Farid FARJAD dinliyordum. Bir baktım yine elimde kalem kağıt!?! Birden canım şarap çekmiş hemen de moda girmişim. Sonra düşündüm de Farid FARJAD çalarken illa şarap içip yazı mı yazmalıyım?!? Başka bir eylem yapamaz mıyım?!? Ya da illa Farid FARJAD kemanı inletirken mi yazı yazmalıyım?!? Yazı yazarken Ayla DİKMEN dinleyemez miyim yahu?!? (Ayla DİKMEN ne alaka demeyin birden aklıma o geldi ben de müzik listeme hemen albümünü sürükledim.)
Bunları düşünürken alışkanlıklarıma ne kadar bağlı olduğumu sınırları çok zor aştığımı fark ettim. Aslında o kadar basit şeyler ki ya şimdi bunlara niye kafa patlattı ki bu hatun diyebilirsiniz ama basit şeyler bizim hayatımızı oluşturmuyor mu?!? Yazı yazarken noktalama işaretlerini Türkçe yazım kurallarını katledercesine kullanmam bile beni ben yapan hayatın bir parçası. Sokağa çıkmadan önce mutfağı, sonra muslukları ve son anda ütüyü kontrol etmem. (Hoş bu tamamen benim obsesifliğim) Asla yüksek bel pantolon giymemem, babet giymek yerine illa topuklu ayakkabı giymem, ayak tırnaklarıma kırmızı ya da bordo oje sürmem, spor ayakkabımın beyaz olması, saçlarımı gerekmedikçe toplamamak, hamur işi yaparken sürekli çiğ hamur yemek(!), gece yatağımda hayal kurmadan uykuya dalamamak… Daha binlerce alışkanlık sayabilirim. Her şeyden öte blog adresimin renkleri iç karartıcı olmasına ve blog servisinin birçok alternatif sunmasına rağmen bir türlü değiştiremem bile alışkanlıklarımın hayatımdaki rolünü gösterir. Ve inanır mısınız yıllardır temaları yönetme sekmesine tıklarım ve her seferinde bir güç beni bu eylemden alıkoyar!?!
Tamam, kabul ediyorum. Bu alışkanlıklar bizim hayatımızın oluşturuyor, belki de bizi biz yapıyorlar. Ama bu alışkanlıklar hayatımızı monotonlaştırmıyorlar mı?!? Yani her seferinde evden çıkarken son anda ütüyü kontrol edeceğimi bilmek tekdüzelik değil mi?!? Her hafta tırnaklarımdaki ojelerimi tazeleyeceğimi, iki seçenekten birini seçeceğimi bilmek, soru işaretinden sonra ünlem koyacağımı bilmek sıkıcı olmaz mı?!? Gariptir ki bunların hiçbiri beni rahatsız etmiyor. Ve körü körüne bu alışkanlıklarımı seviyorum.
Neyse gideyim de ojelerimi tazeleyeyim. Bugün günlerden Pazar neden olsa, bakım yapmak lazım.
Topuklu ayakkabıları da silmek lazım yarın işe düz taban ayakkabıyla gidilmez…
26.06.2011 – 19.50
Semiha BAYRAKTAR